Çekingen çocuğa nasıl davranılmalı?

Çekingen çocuğa nasıl davranılmalı?

Bir çocuğun çekingen olup olmaması kesin değildir ve ölçülemez bir kavramdır. Her suskun çocuk utangaç veya çekingen olarak nitelendirilemez. Sosyal yönleri gelişmiş çocuk normaldir, suskun çocuk anormaldir diye bir şey söz konusu değildir.Şoyle ki; suskun çocuk suskunken de hayatından mutludur, eğer çocuk bulunduğu ortamdan rahatsızlık duyuyor ve bu ortamı içten içe kendine sorun ediyorsa, bu onun için artık bir çekingenlik problemi denilebilir.

Çekingen çocuklar, karşısında ki kişilerle iletişim kurmakta zorlanırlar. Çekingen çocuklar, (sosyal fobisi olanlar kadar olmasa da) başkalarından korkar. Yeni girdiği ortamlarda doğal davranmak istese de içindeki korku ve temkinli yaklaşımdan dolayı kendini koruma içgüdüsüne girer. Bu durum ürkek davranışlarıyla zaten apaçık ortadadır.

İçine kapanıklık mı? Çekingenlik mi?

İçine kapanıklık, çekingenlik anlamına gelmeyebilir. İçine kapanık çocuk arkadaşlarıyla oynamak yerine, evinde bilgisayar ile oynamaktan zevk alır, kendini o dünyada bulur. Çekingen çocuk ise, dışarıda ki arkadaşları ile oynamaktan zevk alacağını bildiği halde korkularından dolayı buna cesaret edemez, isteklerini bastırır, bilgisayarın başına geçer.

Çocuklarda çekingenlik yaş durumlarına göre nasıl kendini belli ediyor?

Çocuklarda çekingenlik henüz 1 yaşına gelmeden kendini belli etmektedir. Eve gelen bir yabancıya bakışları ve ona karşı ürkek tavırları şimdiden geleceği adına ipucu verebilir.

2-6 yaşları arasında, aniden karşısına çıkan birisi karşısında direkt kendini korumaya geçer. Bu yaşlarda yaşıtlarıyla normal bir şekilde iletişim kurabilmekte olsalar da yabancı yetişkinlere karşı utangaç tavırlar sergilerler. Kişileri alıştığı yerde, alıştığı konumda görmeye de alışmışlardır aksi durumlar onun için tehlikelidir. Örneğin öğretmenini çarşıda gördüğü zaman annesinin arkasına saklanır. Çünkü öğretmenini okulda görmeye alışmıştır. Öğretmen’in yeri okuldur.

İlkokul çağında ki çocuklar genellikle toplumu eğrisi, doğrusu ile kafasında şekillendirmiştir. Bu yaşlarda, insanlar arasında çok farklı olmadıklarını, genel kurallar çerçevesinden çıkmadıklarını kanıtlamaya çalışır ve kendi benliklerini ortaya çıkaramazlar. Bu da ilkokul çağındaki çocuklarda çekingenlik belirtileri gösterir. Fakat bu durum yaş ilerledikçe kendiliğinden düzelme eğilimi gösterecektir.

Çocuk kendi aile ortamında gayet hareketli ve özgüvenlidir fakat dış ortamlarda korkularından dolayı çekingenlik eğilimi gösterir. Genellikle 3-5 yaş arası ve kız çocuklarında daha çok görülen bir durumdur. Herhangi bir dil bozukluğu olmamasına rağmen işaret yoluyla iletişime geçer. Burada dikkat edilmesi gereken husus; çocuk eğer 1 aydan fazla süredir bulunduğu ortamda hala çekingen davranışlar sergiliyor ise selektif mutizm tanısı konulur. Böyle durumlar da bir uzmana danışmakta fayda vardır.

Peki ne yapmak gerek?

  • Onun çekingen davranışlar sergilediğini ona belli etmeyin. Toplumda onun duyacağı şekilde ” çok çekingen” veya “çok utangaç” diyerek etiketi yapıştırmayın.
  • Onun bir gün yalnız başına hayata devam edeceğini aklınızda bulundurun ve yemeğini, temizliğini, kıyafetlerini giymesi gibi yaşamı içerisindeki görevlerini ona bırakın. Bırakın özgüveni gelişsin. Bu eylemler dökülme, kırılma, kirletme ile sonuçlansa dahi asla suçlamayın. Hiçbir çocuğun özgüveninin kırılması bir eşyanın kırılmasından daha önemli değildir.
  • Hata yapıldığı zaman bunun telafisinin olduğunu bilsin. Basit bir olayı geri dönüşü olmayan bir hata gibi yansıtırsanız, o çocukta cesaret adına bir şey kalmaz artık. Bırakın denesin, tatsın, görsün keşfetsin.
  • Bilmediği bir ortama gideceği zaman, ona gidilecek yer hakkında karşılaşılaşacağı durumlar hakkında birtakım ön bilgiler de bulunabilirsiniz.
  • Karar verme mekanizmasını geliştirin. Onun adına karar vermekten sakının. Gerekirse 2 ayrı seçenek sunun ama yine bu kendi kararı olsun.
  • Onun en büyük rol modeli anne – babadır. Siz toplumda nasıl davranırsanız o da o şekilde davranacaktır. İnsanlarla iletişime geçerken onun sizi izlediğinin farkına varın ve siz de çekingen tavırlar sergilemeyin. Rahatlığı ona aşılayın.
  • Onu güvenilir, yabancı ortamlara götürün. Ne kadar çok farklı ortama giderse o kadar çok çekingenliği üzerinden atacaktır. İnsanların veya ortamların korkulacak bir şey olmadığını yaşayıp görmesini sağlayın.
  • Her korku anında veya çelişki anında ona yol göstermeyin veya korumayın. Korkularıyla kendi baş etmesini öğrenmeli. onun her saniyesinde yanında siz olmayacaksınız.
  • Çocuğunuzun kişisel becerilerini gözetin ve bu yönde kamplara, kurslara gönderip yeni kişilerle tanıştırın ve dış dünyanın korkulacak birşey olmadığını aksine eğlenceye dönüşebildiğini keşfetsin.
Beğen  1
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir